Perşembe, Kasım 03, 2011

maçlar farklı, öyküleri aynı!


bir bayram gibi başlar inönü'de maçlar. ilk buluşma gibi heyecanlı. üçlü çekilecektir elbet ama hakem düdüğü çalarsa...

dakikalar ilerledikçe ilk önce gol sıkıntısı baş gösterecek. sonra üç-beş iyi bindirme kaybolup gidecek. bakacaksın korner sayıları artmış, duran toplar artmış ama olmamış... ya ön direğe keselim derken rakibe verilen pozisyonlar, veya "ah ulan biraz şöyle vursaydın" denilecek vuruşlar çoğalacak. sonra beklenen bir gol ardından her şey bayram, karnaval! ama o gol sevinci biter bitmez aklımıza gelecek olan; hiçbir beşiktaşlı asıl olduğu yaşta değildir.

kalpler daha hızlı atar... son dakika kazalarına, arızalarına alışkın olan beşiktaşlı taraftarların. hiçbir önemli maç şöyle rahat rahat kazınılmaz inönü'de. önce zorlaya zorlaya gol gelecek, sonra gözler kapalı, ister dua ile ister totem ile bilenen tüm yöntemlerle kale, seyirci ve oyuncular tarafından korunacak. çünkü aklımıza gelecek olan hep aynı; hiçbir beşiktaşlı asıl olduğu yaşta değildir.

peki şimdi carvalhal kaç yaşında?

anlatılan yazılan her şey şu linkte gizli: yine yaşlandık be abi!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder