Salı, Şubat 15, 2011

üzülmez kulüp, üzülen taraftar!


futbolu güzel yapan unsur aslında ilk bakışta sadece futbolculardır. onlar sahaya çıkarlar, formalarını terletirler, gol atıp formasını öperler, hata yapıp size mağlup olma duygusu tattırılar vs... futbol, futbolcuların oynadığı bir oyundur. yan öğeleri teknik direktör, kulüp yönetecileri, taraftar, medya vs.'dir! futbol, efsaneleşen güzel adamlarla doludur.

avrupa'da hepimizin kıskandığı takımlar vardır. mesela real madrid yazın yaptığı transferlerle dudak uçuklatır. başka taraftarlara "lan keşke biz alsaydık bu adamı!" dedirtir. mesela bir manchester united efsanesi vardır, yıllarca futbolcular değişir fakat oynadıkları sistem futbolundan ödün vermezler. barcelona, şu an oynadığı futbolla dünya üzerinde en çok sempati toplayan takımdır heralde. bunun yanı sıra her kulüp ve taraftar roman abramovic'in bütçesini kıskanır ve içinde bir chelsea olma aşkı, hevesi bulunur. bayern münih, almanya ve dünya futbolunu her zaman sallama telaşı içerisindedir. güzel alman futbolcuların yanına, bundesliga'da farklı takımlarda başarı gösteren yabancı futbolcuları yerleştirir. farklı bir ekolü temsil eder.

ben iki takımı çok kıskanırım. biri juventus! futbolcuları son dönemde şike olayıyla dünyaya ders vermiş bir kulüptür. nedved, buffon, del piero, trezeguet gibi dünya starı futbolcuları takımın ikinci lige düşmesine aldırmamış, inançla takıma sadık kalarak tekrar serie a ligine yükselmişlerdir. örnek burada kulüp değil futbolculardır. güzel adamlar futbolseverlerin gönlünde taçlarını çoktan takmışlardır.

diğeri ise ac milan. kıskandığım kulüp. ben 25 yaşında biriyim. avrupa futboluyla tanıştığımda sol bekleri paolo maldini'ydi! bundan 2-3 sene önce futbolu bırakmış emektar bir kaptandı. franco baresi gibi "işçi" oyuncusu vardı. costacurta gibi 37 yaşında oynayan süper bir stoperleri vardı. şimdi bu ekolü flippo inzaghi devam ettiriyor. bu takımda her zaman bir ağbi olmuştur. olacaktır. esas olan yıllarca forma terleten oyuncuya verilen kıymettir. evet, maldini curva sud tribünü ile kavgalı ayrılmıştır fakat milan taraftarlarının unutamayacağı kaptanlar arasında yer almıştır. vefa kulübüdür. bir kupa kaldırılacak olsa 36-37 yaş arası bir adam çıkar, kaptandır kendisi , o maçta oynamasa bile alır-kaldırır öper kupayı.

dün akşam şok bir haber aldım. her beşiktaş'lı gibi. emektar kaptan ibrahim üzülmez'in sözleşmesi fesh edildi. neden olarak diğer kaptan toraman'la ettiği yumruklu kavga olarak açıklandı. duyduğuma göre üzülmez devre arasında toraman'a yumruklu saldırıda bulunuyor. neden olarak toraman'ın maç içerisinde kendine küfür ettiği söyleniyor. toraman karşılık vermiyor. ertesi gün schuster, yöneticilerle görüşüp "yollayın" diyor. ve ibrahim üzülmez lakabı gibi yaptığı bir deliliğin kurbanı oluyor. olay üzerine konuşmak yersiz. kavga bu. türkiye'de herkes birbiriyle sürekli kavga halinde. birleşik kaplar teorisi. yani sadece soyunma odasında değil türkiye'nin her alanında şiddet içeren kavgalar var. mesela en son meclis içerisinde görmüştük. onun için kavgayı önemsemiyorum. olabilir.

işte beşiktaş, milan olsaydı. ne olurdu diye düşündüm gece gece. "maldini, milan'dan kavga yüzünden kovuldu" gibi manşet aklımda canlanmadı doğrusu. kimse kendini kandırmasın, beşiktaş son 15 yılında vefadan uzak bir takım. ilhan mansız'ı, pascal nouma'yı, ertuğrul sağlam'ı, "takoz" recep'i, gökhan keskin'i, ahmet dursun'u, metin-ali-feyyaz'ı, sergen'i çeşitli nedenlerle takımdan uzaklaştırdı. gözünüzü seveyim hangisinin adını okuduğunuzda gözünüzde güzel bir anı canlanmadı. vefasızdır kulübümüz. keşke bu saydığım adamlar beşiktaş'ta futbolu bıraksaydı. müzelik formaları olsaydı. baresi-maldini-boban-costacurta olsalardı! nasıl olduysa bu son dönemde sadece "şifo" mehmet ve rıza çalımbay bu takımda jübile yaptı. jübileleri hala hafızalarımızda açıkçası. şimdi son şans ibrahim üzülmez'deydi. sevinçliydim. şifo'dan sonra bir adam daha bu takımda jübile yapacak diyordum. maalesef dün aldığımız haberle bu şans şimdi kavga ettiği ibrahim toraman'a geçti. yani başka bahara kaldık!

işte dün dedim ki, keşke hep milan taraftarı olsaydım. vefasıyla, 35 yaş üstü takımıyla başarılara ulaşan! aslında içimden şunu söyledim: keşke beşiktaş, milan olsaydı! forza beşiktaş.

not: bu olayların üstüne hep düşündüm, maç kaybetmişiz hırsıyla sempatimi kazanan quaresma, soyunma odasına dalıp toraman'ı yumruklamış! veya hakan arıkan'ı! acaba yumruk atan mı, yiyen mi giderdi o zaman?

1 yorum:

  1. Adsız5:34 ÖS

    yiyen giderdi sanirim! nede olsa o quaresma yani bi karizmasi var!(BJK yonetimine gore tabi, olurmu onlari uluslar takip ediyor! fasist, irkci ilan ederlerdi takimi neme lazim!! yedik!)

    YanıtlaSil