Pazar, Haziran 13, 2010

quaresma'ya açık mektup


malum bildiğiniz üzere ricardo quaresma nam-ı diğer Q7 beşiktaş'ıma transfer oldu. oldu olmasına da kendisini maalesef bu ülkede zor günler bekliyor olabilir. hemen moral bozmayalım. asla bu transfer "fos" veya "fasa fiso" demiyorum. sadece ülkeyi tanıması açısından bazı isimlerin yaptığı eleştirileri ve o kişileri tanıması açısından biraz rehberlik etmek istiyorum.
işte muhtemel senaryolar:
tarih 13 kasım 2010 telegol adlı tv programı
mesela beşiktaş-eskişehirsporla 1-1 berabere kalmış.
serhat bey: evet beşiktaş sezonun 10.haftasında berabere kaldı. sizce şampiyonluk şansı bitti mi sayın çakar. (örneğin beşiktaş ilk kez puan kaybettiğini var sayalım)
ahmet çakar: eeeeeeeey riccarrrdooo ! eeey Q7... sen Q1 bile olamazsın. bu çocuğun ciddi sıkıntıları var.. schuster adam değil zaten! antrenörlüğünü geç zaten. adam değil adam! beşiktaş çok ciddi sıkıntıları var. bu çocuk alemci, eyyamcı, öcüüüüü!
sinan engin : hocam lucescu bu adamı benden istemişti. ben bundan bişi olmaz dedim almadım. chelsea aldı oynatmadı. bak arda turan var arda pırıl pırıl bir çocuk!
gökmen: sinan'cım bu adamın maliyeti ne kadar? 10 euro mu? git messi'yi al bana! bunun pili bitmiş.
ziya kaptan: valla bu çocuğun kumaşı iyi. ama bizim selçuk daha iyi. vuramıyor topa güçsüz..
ahmet çakar: ben puslu bir milano akşamı bu çocuğa rastladım. bak daha kramponunu bağlayamıyor. şimdi eeey yıldırım demirören, sen bu çocuğa yılın bombası dedin, affedersiniz ama bu adam yılın karpuzu!
mesela böyle bir programa konu olabilirsin queresma, kafanı takma. adı geçen messi gelse bile mesela bizim tvmizde bu diyaloglar yaşanır. gel anlaşalım. sen türkçe öğrenme veya arkadaşlarına ne diyor bunlar diye sorma. şimdi senin için lügat!
çarşı: tribünlerin kalbi
inönü stadyumu : senin hesap vereceğin tek yer!
yıldırım demirören: şampiyon yaparsan mutluluktan ağlayacak adam
bernd schuster: dinlemen gereken tek adam!
ibrahim toraman ve üzülmez ibo: bu takımın ruhu, bu adamlarla oturup kalk!
matteo ferrari: gece hayatı partneri :)
bobo: zor zamanlarınız olunca bu adamla konuş, bi tane çakar hepiniz oh dersiniz!
rüştü: fenerbahçe'den geldi fakat mazisinde fenerin tozunu bile bırakmadı. ilk geldiği gün serdar özkan'dan daha fazla beşiktaş'lıydı!
şimdi okuyup bu yazıyı "lan ben nereye geldim?" dediysen içinden şöyle söylemeliyim.
del bosque'nin "yeniköy kasabı" olduğu ülkeye. evet evet, 20 gün sonra dünya kupasını kaldırması en güçlü olan şampiyon adayının teknik direktörü. hobi olarak yapıyordu. sonra herkese bir "kasaplık" (tazminat olayı) yaptı o günden sonra aragones'e dede, rijkaard'a adam değil demeye başladık... valla delirdik!

seviyoruz seni! cicim aylarını iyi değerlendirmen dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder