Salı, Şubat 09, 2010

üniversite savaşları



malum yıllar önce ibrahim tatlıses bi röportajında şöyle buyurmuştu: "urfa'da oxford vardı da ben mi okumadım!" herkes "puhahha" şeklinde çemkirirken, benim o sıralarda kafamı karıştırmıştı bu söz. mağarada doğduğunu, annesinin tek bir kelime türkçe bilmediğini, inşaatlarda çalışarak hayatını kazanan, okuma ve yazması olmayan -daha sonraları köşeyi dönen- adamın bir tragedyası.

geçenlerde artık moda haline gelen siyaset okullarından birinde prof.dr. ilber ortaylı konuşuyor. diyor ki "her şehirde ne diye üniversite kuruluyor, olanları büyütün yeter" diye, gerekli makamlara itirazlarını dile getiriyor.

başbakan daha da sertleşiyor: "van'daki, rize'deki vs. gibi şehirlerde yaşayan yavrumun ankara, istanbul'da yaşama, okuma imkanı var mı?" işte bu şekilde bir savaş almış başını gidiyor. ve ekliyor " istanbul'da, ankara'da ev sahibleri bu çocukları kazıklıyor, bakkal manav keza öyle, birde bu şehirlere okumaya gelen kızlara bakılan potansiyel(!) diye ekliyor.

kavga devam edecek belli. murat bardakçı ile fatih altaylı olaya oklarını saplamaya başlarsa ekranlardan değmeyin keyfimize. şimdi ibrahim tatlıses ne alaka! aslında bu tartışmaların yaşanmasının yıllar önceki nedeni. ibo konuşmasa veya türkücü olmasa belki bu sözü hiç duymayacaktık. o zaman mışıl, mışıl devam edecekti herşey.

arabesk yıldızları ve şarkıları bu ülkede hep bazı yaraların kabuklarını kaldırmış, kanatmış, kimi zaman tuz basmıştır. ve bu yüzden yasaklanan müzik tarzı olmuş, ve bu yüzden dinleyen, dinleten hep sorunlu olarak algılanmıştır.

belki de bu yüzden müslüm gürses'in o gür sesi nişantası etrafında duyulmaya başlayınca kral olmuştur. ve bu yüzden türkiye'nin en "cool", en "alternatif" kanalı ntv'de(!) yılbaşında görünmüştür. adana konserlerini yayınladığında ntv'nin inandırıcılığı ve müslüm gürses hayranlığını kabul edilebilir. sırrı süreyya'nın dediği gibi bu ülkede müslümcüler ve gayrımüslümcüler var. bu müslüm gürses dinlemek değil, o acılı hayatı yaşayanların üstüne alabileceği bir kavram. "müslümcülük" bir yaşam tarzı bile değil, yaşamanın ta kendisidir.

mesele bir arabeskçinin, türkücünün "açılımı"dır... zamanında ağzı ile değil bir yeriyle gülüp,"ya bu da adam oldu" diyenlere inat ibrahim tatlıses, akademik dünyayı birbirine katmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder