Çarşamba, Ocak 27, 2010

saygılar abi!


"masumiyet" izlediğim gün tanışmıştım. türk dostoyevskilerine merak salmış birisiydi. karanlık, gerçekçi, acımasız diyologlar yazıyordu. tanışmamız asla bir ekranın ötesini geçmemişti. "bekleme odası", "üçüncü sayfa", "kader", "kıskanmak"... diye sürüp gitti tanışıklığımız. aynı takımın taraftarıydık. borcunu ödeyen adamdı, beşiktaş beresi, eski bjk ablemi ile borcunu ödüyor, üstüne "feyyaz ya da che" gibi filmlerden öte bir yazı yazmıştı. feyyaz attığında, ilhan attığında, sergen frikik kullandığında, metin topu sürdüğünde, recep faul yaptığında, ertuğrul koşarken, rıza pas yaptığında, carew feneri kovalarken, delgado cimboma takarken birlikte sevinmiştik. birbirimizi hiç tanımadan... "goooooolll .mna koyiiiim!!" diye bağırdık. sayımız ne kadar çok bilmiyorum ama bir farkı vardı bizden. filmlerinde, yazılarında, söylemlerinde beşiktaş'a borcunu ödedi ve ödüyor. biz mi? çok sevdik be zeki abi!