Cumartesi, Ocak 16, 2010

melakoninin dayanılmaz öğesi


bu topraklarda "melankoli" fazlaca sevilir. hatta bu terim "arabesk" adlı müziğin, çeşidin, sıfatın içerisine fazlaca yedirilmiştir. herkesin içinde zaman zaman "şöyle bir laf koyayım etrafımdakiler bir vay be çeksin istemesi" bu içgüdüsel durumdan kaynaklanmakta...
film izleyince etkisinde kalarak, film replikleriye, klişeleriyle hayatımızı idare ettirme geleneği, göreneği...
melankolinin başlıca öğesi annedir. arabesk şarkılarda, şiirlerde, romanlarda, hatta modern hayat içerisinde twitter'da, facebook gibi sanal alemde bir danışman, soru sorulan kimsedir anne.
"penceresiz kaldım anne", "anne kafamda bit var", "hayat ne kadar zormuş anne", "saçlarına yıldız düşmüş anne" gibi cümlelerle hayatımızda annenin yeri ve olgusu tamamen boyut kazanmış durumda. ağlayan çocuğun, korkan insanın tepkilerinin başında "annneeee" diye bir inilti duymamızda mümkündür.
korku, acı, hüzün, şok, sevinç gibi durumlarda kullanılan sadece kelimeden ibaret olmayan hatta fazlasını anlatan birşey "annneee!"

anne ben ertuğrul özkök(!) oldum. sosyolog yanım(!) tespit etti.(tövbeeee!)

-annneeee bitttttiiiiii (sifon sesi olan vııııssshhhhhhh)