Cumartesi, Ocak 03, 2009

istek

sana bu gece bir şiir yazabilirim,
yaşanmamışlıkların üzerine,
tıpkı verilirken anlamı olmayan menekşeler gibi
durgun ve mosmor bir düşün hikayesini...
sen mavinin önünde dur hep,
benim etrafımda bir ağustos sıcaklığı,
ellerim sonbahardan kalma bir cenaze
melodik ve melankolik bir şeyler karalayabilirim.
apışıp kalabilirsin, tıpkı yaşlanan atlar gibi
karanlıklardan korkarsın
ben gidersem ben ölür sende,
"hiçbir helva bu kadar kırmızı olmamıştı bu iklimde" diye feryatların...
ne kızıllığını bilirim güneşin ne de yeşilliğini ayın,
küçük bir mısra yazabilirim,
melankolileşen yazılar,
anlayabilir misin?
istersem sana bir yazı yazabilirim,
imzasız, katilsiz, fakat gayrı meşru...
bak burada biten yazı değil sensin,
ömür hücrelerimde sürgün olan,
içerisinde birden bire biten şarkılar olan...