Pazartesi, Eylül 29, 2008

merhaba sert ve acılı roka

e döndük dönmesine... bir memleket meselesi değildi ayrılığım... sade bir hasretlik sevdiklerime... bejan'ı özlemişem, pamuk orhan şahane bir modern roman daha yayınlamış, şekerim perihan hala aynı Paris düellosunda, elif'im hala piç muamelesi görmekte gibi gibi.... herşey aynı... lahmacun hala limonsuz yenmemekte, ve soğan kokmakta her lokanta... yani kimse değiştirememiş şu uzun üç ay yokluğumda... haso ve memo sokakta, hala vatandaş rahatsız, denizden ve ancak kloru ayarlanan havuz içinde çıplak zenginliğini serinletirken, kimi fakirler çıplaklığından hala utanmakta... oh be keşfetmeye bir daha gerek yok koca kıtayı.. otursana lan kıçının üstüne... gidenleri çağırsana geri. ulan isveç yobazı dön! (o kendini bilir). lan sürtük kopenhag kriterlerine aklın takılmasın. değişmeyen kurallar değişmeyen hayatlar. kolaydır. rusya'ya gidip ne yapacan lan? sende dön dön... ne olursan ol geri gel. herşey aynı. gitmeyin bi yerlere gözüm üstünüzde.