Cuma, Haziran 13, 2008

yaz molası

bir kavim gibi göçüyorum,
uçmak kuşa özgü değil,
ve en asmalımescit sokağımda,
adın yazılı mıh gibi
bir atın nalı gibi aklımda...
kızılcık şerbeti gibi ekşimsi bir terleme,
yangın üstüne yağmur yağınca kalan kül kokusu gibi bir ağız,
ve beyazlaşan ama asla masumiyetin belgesi olmayan bir iki tel saç.
bundan fazlasını bekleme benden.
gitmeliyim. gitmelisin. gitmeli.
dar olan sokaklar değil buralarda sadece gözlerim,
lohusa bir annenin yatağına aşkı gibi
ağzında pamukçuk çıkaran o kız çoçuğu,
ve bir çobanın saatlerce üç beş koyuna bakması,
işte gitmenin nedenleri.
döneceğim ansızın ağustosta yağan yağmur gibi.
hemen gidip-geleceğim.