Çarşamba, Mayıs 28, 2008

bir vedadan daha fazlası bu!!


bugün sabah okulda aldığım haberle yıkıldım. Çarşı kepenkleri kapatığını açıklamış. böyle bir veda olamaz. olmamalı. herkesin bir anısının olduğu bir devir kapanmış oldu. bu devrim değil, devrimler mutsuzlukla bitmez, ne futbol ne sosyal hayat devrimi değil bu kabul edemem. kapandı. bir çağ, bir efsane, bir hatıralar silsilesi kapandı. umut yok, ellerimde kalan acı, yüreğim buruk, yakışmadı diyecek oluyorum ama bu bir asi ruh duruşu olduğunundan da eminim. Haşmet Babaoğlu'nun dediği gibi Çarşı'nın kapanışı Yaser Arafat'ın cenazesindeki saygı duruşu gibi bir şey. efsaneler ölmez. bir düşünün hiç bir melodisi ağzınıza takılmadı mı? açtığı hiçbir pankart yüzünüzde bir gülümseme bırakmadı mı? daha fazlası, taraftarlıktan daha fazlası bu başka bir şey değil! adını koyamıyorum ama sanki sevdiğin bir insan öldüğünde hani kapıdan girecek gibi olur ya, sanki Beşiktaş maçlarında yine Çarşı orda olacak gibi geliyor. tarihi zaferlerde, tarihi hezimetlerde bile üç hece sekiz harf olan Beşiktaş'ın adını sonucuna aldırmadan bağıran, futboldan daha fazlası, bu bir aşk, şimdi Beşiktaş'ın siyahı daha siyah. kalplerimizden sökülmeyecek, kesinlikle şarkıları daha fazla bağırılacak... tıpkı Çarşı gibi denilecek artık desibellerle ölçülen taraftar şarkılarında... tıpkı Çarşı gibi denilecek kızgın, öfkeli ve bir o kadar da baba şefkati olan bağıran taraftarlara. kimsesiz kalamaz Beşiktaş, sessiz kalamayız, bu asi ruh dirilmeli, karşıyım sana Çarşı! böyle çekip gidemezsin hayatımdan, bu kez ben sana karşıyım anılarımda kalıyorsun diye, bu kez ben sana karşıyım hep bir hayalimdi oğlum olunca İnönü'de bağıracaktık, seni anlatacaktım göstere göstere. bu kez sana ben karşıyım Çarşı, terk ettiğin için.

hepimiz yaralıyız. sende, bende ve tüm beşiktaşlılar...yazmak istemezdim ama bu bir veda yazısı... bu bir sevdanın elvedası... artık kepenklerini kapatma zamanıymış... ama napalım, "çok sevdik be abi!"