Cuma, Mart 28, 2008

siyasallaşan aşklar ve kapitalist kabileler!


kapitalist sevdalar içinde tüketiciyiz hepimiz. kızların çoğu komünist, aldatmaya karşı demir perdeli. erkeklerin çoğu liberal kızlar; bırakınız aldatsınlar, bırakınız yapsınlar. ne sağı kaldı sevadların, ne solu. temiz kimse yok bu oyunda. zaten temiz olan en hızlı kirlenen şu canım opurtünist zamanda. ve bırakıyorum kendimi, açık pazarla, yıkıyorum içimdeki berlin duvarını, artık gökyüzüne yazıyorum adını. bir sosyalist hatıralar ancak böyle eşit dağıtılabilirdi. fotoğraflar mesela, yarım kalan sevişmelerimin hepsi sana. yayılmacı bir hastalık bu, adı sevda. her devrim gözyaşı ile biter. aşk bir devrimdir ya! hep seni çağrırım ya devrimci diye seni! ne o unuttun mu? yoksa bir ferman mı sadece seninkisi? entegre olamıyorum. tüket kapitalizm sevdalarını. çöplerde zaten hep kirlenmiş donlar, yırtık şiirler, kaçmış çoraplar... müjde 68 model kalpleriniz artık son model çamaşır makineleri için peşinat sayılıyor. tüketiyoruz, tüketiyoruz ama aslında tükenen biziz. paradoksal herşey. hayata hafife alın er ya da geç bizi tüketecek. bunun adı sadece sıkıntı. ne bir tez, ne bir antitez sadece sentez demek geliyor içimde fakat o da değil. sadece sıkıntı. sigara yakılır, tüketim başlar. lütfen baştan okuyun, bu zoraki bir şey yani viva kapitalizm deyin aklınıza böyle şeyler gelince. çünkü kaç sevda tükettiğini hesaplayın, kaç hediye aldığınızı mesela? sadece aşka devrim yapamazsınız! sevdalara liberal yaklaşın, yani bırakın sevda sizi ağlatsın, bir şarkıyı dinleyin, sigara yakın bu serbestlik yürekten . sevmek bazen en güzel kuram. tıpkı bir şehrin hem portakal, hem deniz kokması gibi güzel.