Salı, Mart 18, 2008

kimyasal tepkimelere karşı tepkiler!


aşkın kimyası metamorfoz. girersin bir karanlığa işte orası kuluçka. devşirirsin içindeki tüm yabancılığı, ve hadım edersin kendini bir sevdalinka'da-ki anlamı boşnak aşk şarkıları-. işte o kadar biraz yakılan umutlar, gemiler hep limana uzakken bekler o ufuklarda ama insan anlamaz beklemeyi bilmez bazı zamanlar. işte bir ceviz kadar bir cenin sanarsın kendini o an. bir aşkın resmi böyle siyah beyaza döner. ve ağlarsın, bu hallerin içinde anlarsın arabeskliği. herşey senin yüzünden. hep senin için yazıldı tüm şarkılar ve kitaplar. seni tanımadan yazılması çok ilginçti. belki biraz prozac içmek ya da manik depresif insanlara evden nanik çekmek böyle başlamış olabilir.
aşkın kimyası su ile toprağın tepkimesi, su burada bir kadındır ve toprak bir erkek. eşcinseller içinse pasif ya da aktif olarak katogorilere de ayrılabilir. su toprağa deyice toprak yavşar çamura döner, çamur insanın mayası... bu bir inanç sistemi. kimyadan hiç geçmedim hep geçirildim boş kağıtlara rağmen çünkü kağıdın kimyasını bozmadığım için hep aferin aldım. "aferin" ilaç olarak türkiye'de daha güzel olmazdı. annem sorardı -bi yerin ağrıyor mu? -evet -o zaman aferin iç! -içtim -aferin sana!
aşkın kimyası bu kadar salakken fiziği asil. sarışın, esmer, badem gözlü, karakaşlı diye ayırdıktan sonra insanları işte bu benim tipim diyen reina züppeleri gibi insan kırıntıları oluşuyor. yazdığım hiçbir şeyi beğenmem reina'nın reklamını yaparak kendimi çiğnedim. ve en çok aşkın fiziğinin meta'sını bulmaya çalışırken bu mart salısının sallantısında seninle sevgilim ne kadar farklı olduğumuzu gördüm. hastayım, hafifte ruhum sıkılıyor başka bir sorun yok! akşam serinliği ve ağzımda bir ödünç sigara izmariti.aşkın kimyası işte böyle tıpkı bir tuvalet sendromunda yazılan bu yazı gibi.

beğenmedim...