Pazartesi, Şubat 11, 2008

tik tak


uzun uzun bakılan bir çiğ...ancak bu kadar soğuk olabilirdi.bir çıldırış, bir yakarış sanki dudakların anadolu'ya. sussam belki yağmur yağar, ağlasam fırtına hemen arkamda.seni düşünüyorum şu fırsatçı gecelerde.elini, kolunu, kafanı, saçını, başını... bu ev soğuk şimdi, yanlızlığım tavan, aşklaşmanın damına vurmuş gölgelerimiz. adım adım, yaklaşan bir neşter parçası sanki uyanış provaları. sus, susunca güzelleşiyorsun. bazen konuşmamak senin için küçük ama bir sevda için büyük bir adım olabilmekte, herhangi bir sokak köşesinde.gidebiliriz bir şehire bir dersaadet vaktine kalabiliriz akrebin yelkovanı öptüğü herhangi bir vakitte.