Çarşamba, Mayıs 10, 2006

doktora gittim delisin ne yapsa yeridir dediklerinde doktorun bir hayvanat bahçesi görevlisi olduğunu anladım!!!???


gece beni zelzelere sürüklüyor.yolumu nerde değiştirsem, ilk baktığım kedi senin yüzün. gözleri ince, uzun paltosu, mor bir kazağı var sanki her kedinin. kırmızı bir binanın tepesine kadar sarıyorlar her yeri. taksimde tüm delikanlılar travesti olmuş, sanki bir ben kalmışım uzun ince bir yolda, kaplumbağa kadar tembel adımlar atıyorum... yürüyorum... anne insan her gittiği şehri bir kez terk edermiş.beni tüm şehirler terketiyor. kimse kalmıyor içimde.ne bir göç eden ne de bir kervan var uzaklardan... yapayanlızım, terkedilmiş bir atlı karıncayım, şartelleri atmış tüm atlarının ayağı kırık diye vurulmuş yani eski bir çocuk rüyasına yapılan bir ağıt. öylece duruyorum beyoğlunda, tuttuğum her dileği camii avlularına bırakıyorum, biri sahip çıksın diye. işte böyle başladı bir sigara, bir şarkı, bir sinir krizi... ve ilerlemek gerekiyordu beyoğlunda, tıpkı bir otobüs tramvası gibi.canın sıkılınca bir mum üfle derdi babam. tünele yakın bir yerde üfledim tüm mumlarını kilisenin!! karanlığa boğuldular, lanetlendiler, sigara içtiler, kimse kurtaramadı. ah! ben nerde hata yapmalıydım? su içtim sakinleştim. votka içtim delirdim. biraz daha votka içtim, tüm rus atasözlerini yalanladım! polis yakaladı beni ebe oldum. sonra polis kaçtı ben kovaladım. sıkıldık. bıraktık. ama hala hangi kediye baksam ben o gece hep seni gördüm. sonra taksimden de sıkıldım. bir sinemanın önünde sızmışım. baktım ki içi dışı aynı renk olmayan hastane. doktorla konuştum. üşütmüşüm. bir kaç prozak yeterli... deli... deli...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder